Çocuklarda Ayaklar Ve Dizler
AYAKLAR VE DİZLER
Ayak ve dizlerde biçim bozukluklarına çoğu çocuklarda rastlanır. Bu durum daha çok, bacaklarının kas yapısı yürümeyi öğrendiği sırada yeterince gelişmemiş olan şişman çocuklarda görülür. Bu çocuklar yürümeye başladıkları zaman, bacakları yay gibi iki yana esner. Ancak, raşitizm sözkonusu değilsde, bu kusur daha sonra kaybolur. En yaygın biçim bozukluğu düztabanlıktır. Bu kusurun beş yaşına doğru, kendiliğinden kaybolması gerekir. Hafif bir biçim bozukluğu sözkonusuysa, çocuğu doktor denetiminde tutmak ve gerekli hareketleri yaptırmak yeterlidir. Örneğin, çocuğu plajda yalınayak yürümeye ya da bisikletle dolaşmaya teşvik etmelidir. Aynı zamanda, yere çizilmiş bir çizgi boyunca çapraz adımlarla (yani sağ ayağının ucunu çizginin sol yanına, sol ayağının ucunu da çizginin sağ yanına koyarak) yürümesi de öğütlenebilir. Kusur çok belirginse, çocuğa uygun ortopedik ayakkabılar giydirmek gerekir. Düztabanlık üç yaşına doğru ortaya çıkar. Daha önce, çocuğun ayağında çok belirgin bir taban kemeri yoktur. Ayak küçük ve yuvarlağımsıdır. , Ayağı saran yağ tabakası çocuk ayakta durmaya ve yürümeye başladıktan sonra kaybolur. Ayakla yapılan hareketler taban kemerinin gelişmesini sağlar. İstatistiklere göre yürümeye başlamadan önce her çocuk düztabandır. Üç yaşına doğru, çocukların yüzde ellisinde hâlâ düztabanlık vardır.
Ayaklardaki kas gelişimini kolaylaştırmak için, çocuğa hafif ayakkabılar giy-dirilmelidir. Ayrıca merdivenleri ayak uçlarına basarak tırmanmayı, yerdeki bir eşyayı almak için ayak parmaklarına basarak eğilmeyi de öğretmelidir. Her türlü biçim bozukluğundan kaçınmak için gerekli olan bu alıştırmalar birer oyun olarak öğretilmelidir.
Devamını oku
Çocuklar Nasıl Ayakkabı Giymeli
ÇOCUKLAR NASIL AYAKKABILAR GİYMELİ ?
Ayakkabı satıcıları, genellikle bütün çocuk ayakkabılarının ayak sağlığına elverişli olduğunu söylerler. Ama bu sözler gerçek olmaktan uzaktır. Bütün çocukların ayak kemerleri birbirinin aynı değildir. Bu nedenle çocuğun ayağına uygun bir ayakkabı seçilmesi önemli bir konudur. Bazı biçim bozuklukları çocuğa kötü yapılmış ayakkabılar giydirilirse daha da belirginleşir. Ayaktaki ya da dizdeki yapı kusurunu düzeltme zorunluğu varsa, bir ortopedi uzmanının görüşünü almak gerekir. Kimi doktorlar, beş yaşından küçük çocukta belirgin bir kusura rastlarlarsa, ortopedik ayakkabı öğütlerler. Bazıları ise, bu tür ayakkabıların kullanımını daha ileri yaşlara bırakırlar.
Bu durumda, düzeltici ayakkabılardan değil de “iyi ayakkabılardan söz etmek gerekecektir. İyi ayakkabıların nitelikleri şöyle sıralanabilir.
a) Ayağın uzun ekseninde meydana gelebilecek sapmaları önlemek için ayakkabı tabanı sağlam köseleden yapılmış olmalıdır;
b) ökçe birkaç kat köseleden ve yaklaşık olarak sekiz milimetre kalınlığında yapılmış ve altına ayağın yere değen kesimini yumuşatmak için ince bir lastik kat geçirilmiş olmalıdır;
c) Topuk köselesi ayağın arka bölümünü hareket ettirmeyecek biçimde olmalıdır;
d) Ayakkabı yeterince geniş olmalı ve parmaklara bir santimetreye yakın bir boşluk bırakmalıdır.
İki yaşına kadar, ayakkabılar potin biçiminde olmalıdır. Böylece, çocuğun ayak bilekleri güçlendirilmiş olur ve yürürken ayağını burkmasının önüne geçilir. Daha ilerdeki yaşlarda, ayağın serbestçe kıpırdamak için duyduğu fizyolojik gereksinmeye cevap vermek amacıyle ayakkabıların kenarları alçaltılacaktır. Bot ya da potinler çocuğun ayağını soğuktan veya yağmurdan koruma yönünden de üstünlük taşırlar. Bazı ailelerde, büyük çocuktan kalan ayakkabılar küçük çocuğa giydirilir. Bu ekonomik, ama tehlikeli bir çözüm yoludur. Çünkü, her çocuğun ayak kemeri farklıdır. İyi oturmayan ayakkabı giyen çocuklar acı çekerler ve en küçük kusurları bile belirginleşir. Çocuğa evde terlik giydirilmemelidir. Dizlerinde ve ayaklarında kusur yoksa, mevsime göre yalınayak ya da pamuk veya yün çorapla dolaşması yeğ tutulmalıdır. Ortopedik ayakkabı giyiyorsa, bunları bütün gün hiç ayağından çıkarmamalıdır.
Yazın, çocuğa ayağı yanlardan ve üstten tutan açık ayakkabılar giydirilmelidir. Oyun oynarken, kaymayı önleyen lâstik jimnastik ayakkabıları idealdir. Ama bunları çok uzun zaman giyinmek sakıncalıdır. Çünkü bu tür ayakkabılar buharlaşmayı önleyerek terleme yaparlar.
Devamını oku
Çocuklarda Otopedik Sorunlar Nelerdir
ORTOPEDİK SORUNLAR
Çocuk, doğumdan sonra biraz kamburdur, ayakları düz ve içeriye doğru dönüktür, dizleri ise birbirine sürtmektedir. Bu bozukluklar, her ne kadar, altı yaşlarına doğru,kendiliklerinden yok olursa da, ortopedik aletlerle ya da düzeltici hareketlerle bunları daha önce düzeltmek mümkündür.
Devamını oku
Hastalık Belirtisi Olmadan Topukta Ağrıyı Yapan Nedir?
Başka hiçbir hastalık belirtisi olmaksızın topukta ağrıyı yapan nedir?
Çoğunlukla, topuktaki ağrı, alışkın olmayanların, sert yerlerde yürümesinden olur. Ayağa iyi uymayan ayakkabılardan da olabilir. Bazen, bir kemik mahmuz elle hissedilebilir ya da röntgende görülebilir. Bu ağrı, tümörlerden, bursitis’ten, gut ve artrit’ten de ileri gelebilir. Herhangi bir tedaviye girişmeden önce, bir ortopedist, bir kemik hastalıkları uzmanı tarafından tam bir muayene şarttır.
Koruyucu kauçuk köpük yastıklar, ısı ve dinlenme çok yararlıdır. Sıcak banyo, ağrının azalmasına yardımcı olabilir. Nedenin gut ya da artritis olduğu anlaşılırsa, bu hastalıkların tedavisine girişilir. Önemli bir nokta, oyalanmadan, bir an önce tedaviye başlanmasıdır.
Devamını oku
Topuktaki Çıkıntılar Artrit midir,Ağrısı Nasıl Kesilebilir?
Topuktaki mahmuz gibi çıkıntılar, bir tür artrit midir? Ağrısı nasıl kesilebilir?
Bu mahmuzlar, topuk kaslarının kirişlerinde biriken kalsiyumdan oluşur. Zedelenmekten korunmak için kauçuk süngerler ile iyice korunmazlarsa son derece ağrılı olabilirler. Bazı vakalarda ameliyat çok yararlıdır. Bu mahmuzlar bir artrit türü değildir.
Gündüzleri ayaklarda ve bacaklarda «iğnelenme» duygusu ve geceleri kaslarda kramplar yapan, nedir?Nedeni, arterlerdeki kan dolaşımında ortaya çıkan bir bozukluk olabilir. Bazen, uykudaki yatış biçimine bağlı olarak, kramplar olabilir, ki bu, dolaşım sorunlarının dışındadır. Bu kramplar ağrılı ve korkutucu olmakla birlikte, tıbbi yönden önemli değildir. Bazı doktorlar, gece kramplarını azaltmak ve ağrıları dindirmek için kinin tavsiye ederler. Birçok vakada bu, çok etkilidir.
Yanma duygusu, parestezi olarak bilinir ve ayaklarda solgunlukla birlikte görüldüğünde daha ciddidir. Kısa bir yürüyüşten sonra gelen bacak krampları, bu yanma duygularıyla birlikteyse, kesinlikle, temel nedenin araştırılmasını gerektirir. Özellikle gençlerde sigara ve yaşlılarda damar sertliği, bu tür kas kramplarının en sık rastlanan nedenleridir.
Devamını oku
Ayak Burkulması Nasıl Tedavi Edilir
Ayak burkulmasına bugün ne yapılmaktadır? Bunu yürüyerek mi geçirmeli?
Ayak burkulması ya da zedelenmesini kendi kendine teşhis ve tedaviye kalkışmak, çok yanlıştır. Yaralanmanın hafif, orta şiddette ya da şiddetli olduğunu tahmin etmede doktorlar bile tereddüt edebilir. Bir kırık varsa, bunu zorlamakla büyük bir risk altına girmiş olursunuz.
Böyle bir zedelenme üzerine yürümeye devam etmek, küçük bir kırık ya da lif kopması durumunda bile kötü sonuçlara yol açabilir. Ayağınızı uzatın. Önce bir iç kanamayı ve şişliğin büyümesini önlemek için soğuk kompres uygulayın. Ondan sonra doktorun öğütlerine kulak vermek gerekir. Yapıştırıcı bant, destekleyici çoraplar ya da hafif egzersizlere doktorun önerilerine göre başvurmak gerekir.
Devamını oku
Ayak Bileklerindeki Şişme En Çok Neden Olur?
Çoğunlukla dolaşım bozukluğundan olur. Sıkı çorap bağları, kalp hastalıkları, kronik böbrek enfeksiyonları, ilerlemiş varisler, nedenlerden birkaçıdır. Şişliğin karakteri ve ayaklar kaldırılarak dinlendirildikten sonraki durumu, teşhis bakımından doktor için son derece önemlidir.
Uzun süre ayakta durmak, önemli bir neden olabilir. Yaşlılarda, damarların arterioskleroz, yani damar sertliği nedeniyle daralması, kan dolaşımını aksatabilir ki bu, özellikle günün sonuna doğru olur.
Sıkı kuşak takan kadınlarda, bacaklar ve venlerde kanın dönüşünün zorlanması nedeniyle şişlik olur.
Bacaklardaki ya da ayak bileklerindeki şişliği ihmal etmemek gerekir. Nedeni kesinlikle anlaşıldıktan sonra, hemen her zaman tedavi söz konusudur.
Ayak bileklerim gündüzleri o kadar şişiyor ayakkabılarımı çıkarmam gerekiyor, yeniden giymekte de güçlük çekiyorum. Gece uykusundan sonra şişlik geçiyor.Ayaklardaki şişme ya da ödem, o bölgedeki kandolaşımı bozukluğunu gösterir. Bazen, varisli venler, aşırı vücut ağırlığı ve bütün gün ayakta durma da bu şişliği yapabilir.
Bütün nedenler bu denli basit değildir. Kronik kalp ve böbrek hastalıkları da bu ödemlere neden olabilirler. Sıvı birikmesi ve hormon dengesizliğinden de aynı durum ortaya çıkabilir. Dolaşım ve lenf drenaj sistemleri tam olarak araştırılmalıdır. Nedeni bulunduğu zaman, tedavi belli olur ve hastalık iyileştirilebilir.
Çoğunlukla, şişliğin sabahları kaybolmasından yüreklenen kimseler, rahatsızlığı önemsemezler. Bir şişlik uzun zaman tekrarlarsa, tepeden tırnağa bir muayene yapılmalıdır.
Devamını oku
Ses Kısıklığı İle Nefes Darlığı Arasında Bir Bağlantı Var mıdır?
Ses kısıklığı ile nefes darlığı arasında bir bağlantı var mıdır?Ses kısıklığı ve nefes darlığı arasında belirli koşullarda bir bağlantı bulunabilir. Bununla beraber, birbirine tümüyle bağlı olmaları gerekmez.
Ses kısıklığı, ses tellerinin bir araya gelmesini engelleyen herhangi bir nedenden ileri gelebilir. Bir enfeksiyon, iltihap, tümör, polip ya da kanser, uzun süre direnen ses kısıklığının temelindeki neden olabilir. Kanserden, okuyucuyu korkutmak için değil, ses kısıklığının önemli bir belirti olduğunu ve teşhis edilmesi gerektiğini belirtmek için söz ediyorum.
Gırtlaktaki ses telleri, konuşulunca bir araya gelip, solunum şurasında birbirinden uzaklaşırlar. Bu duyarlı mekanizmaya herhangi bir müdahale olduğunda, hem ses kısıklığı hem de nefes darlığı olabilir.
hem ses kısıklığına, hem de nefes darlığına yol açan bir ses telleri zayıflığı ya da felci olabilir. Bu durumda ikisi arasında bir bağlantı olabilir.
Çoğunlukla iki hastalık birbirinden ayrıdır. Nedenleri hemen bulunabilir.Uzun süren ses kısıklığı, en çok sesin kötü kullanılmasından olur. Öğretmenler, konuşmacılar, şarkıcılar, aktörler gibi bir «konuşma» mesleğinde bulunanlar, genellikle seslerini gereğinden çok kullanırlar. Bu kişilerin, meslekleri için bu denli önemli olan seslerine karşı ne denli az saygı gösterdiklerine hep şaşarım.
Nefes darlığı, akciğer, hattâ kalp ve dolaşım bozukluklarından olabilir. Bu iki belirti arasında bağlantı kurmak ya da bunlardan birinden kaygılanmak yerine, en iyisi, ikisini de temize çıkarıp endişeyi ortadan kaldıracak genel bir muayeneye başvurmaktır.
Devamını oku
Burunda Çıkan Polipler Tedaviden Sonra Tekrar Çıkar mı.?
Burnumdan dört kez polip çıkarıldı ve sonra yeniden büyüdü. Bu, tam olarak çıkarılmadıklarından olabilir mi? Şimdi yeniden aldırmam gerekiyor ve bu kez tümüyle kurtulmak istiyorum.
Polip, alerji, enfeksiyon ya da ikisini birden taşıyan kimselerde, burun ya da sinüslerin içini döşeyen örtü tabakasında oluşan, üzüm salkımına benzer bir kitledir. Polipler tek tek ya da, çoğunlukla ve asıl nedeni ihmal edildiğinde, salkım salkım olurlar.
Polipler iyice büyüyüp de burundan solunumu aksattıkları zaman, rahatsız edici olurlar. Çok kişi, burun tamamen tıkanıp doğru dürüst solunum yapamaz duruma gelinceye kadar bir şey yapmadan bekler.
Polipler bir kez çıkarılıp da, rahat soluk almaya başlayınca, hastalar o denli keyiflenirler ki, alerji ya da enfeksiyonun tedavisini istemezler. Sorununuzun temeli burada olabilir. Burun poliplerinin yinelenmesini önlemek için ameliyattan sonra da, alerji ya da enfeksiyonun kesin olarak tedavi edilmesi gereklidir.
Devamını oku
Sinüs Hastalıkları Nasıl Tedavi Edilir
Sinüslerim, sıcak havalarda bile doğru dürüst çalışmamı engelliyor. Bunca bilimsel ilerlemeye rağmen, bu ulusal âfetin tedavisi için yapılabilecek bir şey yok mudur?
Sinüs hastalıkları kadar yanılgıya neden olan hastalık azdır.
Hepimizin sinüsleri vardır, bunlar enfekte oldukları zaman sinüzitten söz edilir.
Çok kez bize, sinüslerin, bizi perişan etmekten başka ne işe yaradıklarını sorarlar. Gerçekte, çok önemli bir işleri vardır. Bu boşluklar, kafatasının ağırlığını azaltırlar, sesimizdeki titreşimleri arttırırlar, ciğerlerimize giren havayı, yerine göre ısıtırlar ya da serinletirler.
Sinüslerdeki kronik enfeksiyonların nedeni çoğunlukla ilk başladıklarında ihmal edilmeleridir. Temelde yatan burun alerjisi, insanı sinüs enfeksiyonuna hazırlar. Alerji ve enfeksiyonun böylece bir araya gelişi, burnun tıkanmasını, akmasını ve baş ağrılarını doğurur.
Bence, inatçı, kronik sinüzitlerin bir nedeni de, hastaların sabırsızlığıdır. Hemen bir mucize olsun ve süresiz iyileşme garantisi verilsin isterler.
Hastaların çoğu, kendilerini doktora koşturan şikâyetlerde de küçük bir hafifleme olur olmaz tedaviyi bir kenara atarlar. Bu, açık bir yanlıştır. Kronik aşamada bir sinüziti ancak sabırlı bir tedaviyle kökünden temizlemek umudu söz konusu olabilir.
Özel ilaçlar, ısı, buğu ve antibiyotiklerle, sinüzitlerin çoğu kontrol altına alınabilir.
Bazen küçük bir ameliyatla enfeksiyon temizlenebilir. Ama bu önlem çoğu kez alınmaz ve sinüziti ilerler.
Hiç kuşkusuz, hava kirliliğinden, kurumlardan, çiçek tozlarından arınmış, sıcak, kuru bir iklim kronik sinüzite iyi gelir.
Burnun iki yanını ayıran bölme, artık, hafif bir deviasyon, yani eğrilik yüzünden pek ameliyat edilmemektedir. Büyük bir titizlikle bu ameliyata karar verildiğinde bazı özel sinüzit tipleri ve rahat soluk alabilmeyi sağlama gerekliliği söz konusu demektir.
Sinüzit, hem doktordan, hem de hastadan büyük sabır isteyen bir hastalıktır.
Devamını oku
Sonraki Sayfa »